Turkish Words: Top 500 Verbs 76 - 100

 0    25 tarjetas    top500turkishverbs
descargar mp3 imprimir jugar test de práctica
 
término
definición

to read
also: to study (a major)
I like reading the newspaper.
empezar lección
okumak
Gazete okumayı severim.

to look for
also: to call on the phone
Many people are looking for work.
empezar lección
aramak
Çok insan iş arıyor.

to get up
also: to board (means of transportation)
I hate getting up early in the morning.
empezar lección
kalkmak
Sabah erken kalkmaktan nefret ederim.

to impose
I hope I'm not imposing...
empezar lección
dayatmak
Umarım dayatmıyorumdur...

to borrow
Dad, can I borrow your credit card?
empezar lección
ödünç almak
Baba, kredi kartını ödünç alabilir miyim?

to accuse
How dare you accuse me of stealing?
empezar lección
suçlamak
Beni hırsızlıkla nasıl suçlarsın?

to involve
What does the trip involve?
empezar lección
yer almak
Gezi neleri içeriyor?

to clean
You should clean the kitchen immediately.
empezar lección
temizlemek
Mutfağı hemen temizlemelisin.

to cry
Man up and stop crying!
empezar lección
ağlamak
Adam ol ve ağlamayı bırak.

to be hungry
I'm not hungry, I've just eaten.
empezar lección
aç olmak
Aç değilim, yeni yedim.

to turn
also: to go back, return
Turn right and then go straight.
empezar lección
dönmek
Sağa dön ve düz devam et.

to order
Have you ordered anything yet?
empezar lección
sipariş etmek
Bir şey sipariş ettin mi?

to seduce
Is he trying to seduce my mother?
empezar lección
tahrik etmek
Annemi tahrik etmeye mi çalışıyor?

to climb
How long does it take to climb Mount Everest?
empezar lección
tırmanmak
Everest Dağı'na çıkmak ne kadar sürüyor?

to discuss
We have to discuss every possibility.
empezar lección
tartışmak
Her ihtimali tartışmalıyız.

to flow
The Vistula flows through Warsaw.
empezar lección
akmak
Vistula, Varşova'nın içinden akar.

to iron
Only my mother knows how to iron shirts well.
empezar lección
ütülemek
Sadece annem gömlek ütülemeyi iyi bilir.

to exist
Do you really believe that aliens exist?
empezar lección
var olmak
Uzaylıların var olduğuna gerçekten inanıyor musun?

to do
also: to make
I did my homework.
empezar lección
yapmak
Ödevimi yaptım.

to inspire
Your speech has really inspired me.
empezar lección
ilham vermek
Konuşman gerçekten bana ilham verdi.

to draw
Can you draw a portrait of me?
empezar lección
çizmek
Bir portremi çizebilir misin?

to join
also: to agree
Can my little brother join us?
empezar lección
katılmak
Küçük kardeşim de bize katılabilir mi?

to get
also: to take
Did you get my message?
empezar lección
almak
Mesajımı aldın mı?

to dress
She always dresses in fancy clothes.
empezar lección
giyinmek
O her zaman süslü kıyafetler giyer.

to prefer
I prefer tomatoes over cucumbers.
empezar lección
tercih etmek
Domatesi salatalığa tercih ederim.


Debes iniciar sesión para poder comentar.