Turkish Words: Top 500 Verbs 276 - 300

 0    25 tarjetas    top500turkishverbs
descargar mp3 imprimir jugar test de práctica
 
término
definición

to choose
We have chosen the place where we'll travel to.
empezar lección
seçmek
Seyahat edeceğimiz yeri seçtik.

to maintain
also: to protect
You have to eat regularly if you want to maintain weight.
empezar lección
korumak
Eğer kilonu korumak istiyorsan düzenli olarak yemek yemelisin.

to hope
I hope you're right.
empezar lección
ummak
Umarım haklısındır.

to go
I need to go to the dentist.
empezar lección
gitmek
Dişçiye gitmem gerek.

to announce
They announced their engagement yesterday.
empezar lección
açıklamak
Nişanlandıklarını dün açıkladılar.

to assist
Would you mind assisting me at the meeting?
empezar lección
yardım etmek
Bana toplantıda yardım eder misin?

to kiss
Kiss me, you fool!
empezar lección
öpmek
Öp beni, seni sersem!

to happen
When did it happen?
empezar lección
yaşanmak
Bu ne zaman yaşandı?

to shiver
It's so cold I'm shivering.
empezar lección
titremek
O kadar soğuk ki titriyorum.

to fly
How often do you fly to London?
empezar lección
uçmak
Londra'ya ne sıklıkta uçarsın?

to prevent
Not all diseases can be prevented.
empezar lección
engellemek
Tüm hastalıklar engellenemez.

to blow
The wind is blowing strong.
empezar lección
esmek
Rüzgar sert esiyor.

to touch
Don't touch the pot - it's hot.
empezar lección
dokunmak
Tencereye dokunma - sıcak.

to mingle
Oil and water will not mingle.
empezar lección
karışmak
Yağ ve su karışmaz.

to shape
You have to start shaping your future at an early age.
empezar lección
şekillendirmek
Geleceğini erken yaşta şekillendirmeye başlamalısın.

to share
Would you share your meal with a homeless person?
empezar lección
paylaşmak
Yemeğini evsiz biriyle paylaşır mısın?

to recover
I hope you will recover soon.
empezar lección
iyileşmek
Umarım yakın zamanda iyileşirsin.

to attack
The bear attacked me.
empezar lección
saldırmak
Ayı bana saldırdı.

to give
Selin gave Helin many gifts.
empezar lección
vermek
Selin, Helin'e birçok hediye verdi.

to bake
The cake you baked yesterday was very tasty.
empezar lección
pişirmek
Dün pişirdiğin kek çok güzeldi.

to throw
Throw me an orange!
empezar lección
atmak
Bana bir portakal at!

to delete
I deleted his number.
empezar lección
silmek
Onun numarasını sildim.

to prepare
You'd better prepare for the worst.
empezar lección
hazırlamak
En kötü ihtimale hazırlansan iyi edersin.

to entrust
We entrust our safety to the police.
empezar lección
güven sunmak
Polise güvenimizi sunarız.

to be able to
Soon you'll be able to drive a car.
empezar lección
-ebilmek
Yakında araba kullanabileceksin.


Debes iniciar sesión para poder comentar.