Turkish Words: Top 500 Verbs 201 - 225

 0    25 tarjetas    top500turkishverbs
descargar mp3 imprimir jugar test de práctica
 
término
definición

to consider
I will consider your offer.
empezar lección
göz önünde bulundurmak
Teklifinizi göz önünde bulunduracağım.

to take a walk
I love taking long walks in the moonlight.
empezar lección
yürüyüşe çıkmak
Ay ışığında uzun bir yürüyüşe çıkmayı severim.

to suffer
Don't suffer because of a stupid guy.
empezar lección
acı çekmek
Aptal bir çocuk yüzünden acı çekme.

to wait
also: to expect
I have to wait for Sevil.
empezar lección
beklemek
Sevil'i beklemem gerekiyor.

to consume
Our society consumes more and more.
empezar lección
harcamak
Toplumumuz gittikçe daha çok harcıyor.

to require
I require that you register.
empezar lección
zorunlu kılmak
Kayıt olmanı zorunlu kılıyorum.

to appear
The problem with holiday appeared suddenly.
empezar lección
ortaya çıkmak
Tatille ilgili problem aniden ortaya çıktı.

to keep
You have to keep your promises.
empezar lección
tutmak
Sözlerini tutman gerekir.

to shine
The stars are shining so brightly tonight.
empezar lección
parlamak
Yıldızlar bu akşam çok ışıltılı parlıyor.

to punish
Mother punished her son for playing truant.
empezar lección
cezalandırmak
Annesi oğlunu okulu astığı için cezalandırdı.

to work
also: to study
I often work from home.
empezar lección
çalışmak
Sık sık evden çalışırım.

to own
I own two cars.
empezar lección
sahip olmak
İki arabaya sahibim.

to open
Open the door!
empezar lección
açmak
Kapıyı aç!

to rain
It's going to rain today.
empezar lección
yağmur yağmak
Bugün yağmur yağacak.

to conquer
Russia conquered our country.
empezar lección
ele geçirmek
Rusya ülkemizi ele geçirdi.

to distinguish
How does your mother distinguish you from your twin brother?
empezar lección
ayırt etmek
Annen seni ikiz kardeşinden nasıl ayırt ediyor?

to sustain
He was desperately trying to sustain the conversation.
empezar lección
devam ettirmek
Sohbeti çaresizce devam ettirmeye çalışıyordu.

to rescue
This is the man who rescued my cat.
empezar lección
kurtarmak
Kedimi kurtaran adam bu.

to sentence
The court has sentenced the man to death.
empezar lección
hüküm vermek
Mahkeme, adama ölüm hükmü verdi.

to swear
I swear I didn't eat your cake!
empezar lección
yemin etmek
Yemin ederim pastanı yemedim!

to visit
You have to visit me some day.
empezar lección
ziyaret etmek
Beni bir gün ziyaret etmelisin.

to enjoy
Did you enjoy the sun yesterday?
empezar lección
tadını çıkarmak
Dün güneşin tadını çıkardın mı?

to disappear
He disappeared and we couldn't find him.
empezar lección
ortalıktan kaybolmak
Ortalıktan kayboldu ve onu bulamadık.

to consist
The exam consisted of written and oral parts.
empezar lección
oluşmak
Sınav, yazılı ve sözlü kısımlardan oluşuyordu.

to hate
Why do you hate me so much?
empezar lección
nefret etmek
Neden benden bu kadar nefret ediyorsun?


Debes iniciar sesión para poder comentar.