Turkish Words: Top 500 Verbs 226 - 250

 0    25 tarjetas    top500turkishverbs
descargar mp3 imprimir jugar test de práctica
 
término
definición

to bury
I buried my hamster in the garden.
empezar lección
gömmek
Hamsterımı bahçeye gömdüm.

to catch
The police catched him red-handed.
empezar lección
yakalamak
Polis onu suçüstü yakaladı.

to study
also: to work
What are you studying?
empezar lección
çalışmak
Kız kardeşin ne çalışıyor?

to drown
I'm drowning!
empezar lección
boğulmak
Boğuluyorum!

to resume
He resumed his work after he finished talking with his mom.
empezar lección
devam etmek
Annesiyle konuşmayı bitirdikten sonra işine devam etti.

to look
Look at that plane! It's huge!
empezar lección
bakmak
Şu uçağa bak! Kocaman!

to expect
also: to wait
I expected you to come.
empezar lección
beklemek
Gelmeni bekledim.

to submit
Have you submitted your program for approval?
empezar lección
ibraz etmek
Programını onay için ibraz ettin mi?

to trust
Don't trust anyone in this company.
empezar lección
güvenmek
Bu şirketteki kimseye güvenme.

to guess
Guess who's back?
empezar lección
tahmin etmek
Kim döndü tahmin et.

to learn
I'm learning new words.
empezar lección
öğrenmek
Yeni kelimeler öğreniyorum.

to live
in the context of human life
Europeans live 80 years on average.
empezar lección
yaşamak
Avrupalılar ortalama 80 yıl yaşıyor.

to cook
Today I will cook, vacuum and iron!
empezar lección
yemek yapmak
Bugün yemek yapacağım, etrafı süpüreceğim ve ütü yapacağım.

to return
He returned home after the war.
empezar lección
geri dönmek
Savaştan sonra evine geri döndü.

to fight
Don't try to fight your destiny.
empezar lección
savaşmak
Kaderinle savaşmaya çalışma.

to surprise
Nothing can surprise me.
empezar lección
şaşırtmak
Hiçbir şey beni şaşırtamaz.

to deliver
A courier will deliver my new TV.
empezar lección
teslim etmek
Bir kurye yeni televizyonumu teslim edecek.

to go to sleep
also: to lay down
I go to sleep at 10 p.m.
empezar lección
yatmak
Saat 10'da yatarım.

to hurt
also: to break
I'm sorry, I didn't mean to hurt you.
empezar lección
kırmak
Üzgünüm, seni kırmak istemedim.

to buy
Katie has bought a new car.
empezar lección
satın almak
Katie yeni bir araba satın aldı.

to compare
By comparing prices in different stores, you can save money.
empezar lección
karşılaştırmak
Farklı mağazalardaki fiyatları karşılaştırarak tasarruf yapabilirsin.

to call
Shall we call grandpa?
empezar lección
aramak
Dedeyi arayalım mı?

to laugh
also: to smile
He often laughs.
empezar lección
gülmek
Sık gülümser.

to feel
How are you feeling?
empezar lección
hissetmek
Nasıl hissediyorsun?

to admit
I must admit you really impressed me.
empezar lección
dile getirmek
Beni gerçekten etkilediğini dile getirmek zorundayım.


Debes iniciar sesión para poder comentar.