Turkish Words: Top 500 Verbs 151 - 175

 0    25 tarjetas    top500turkishverbs
descargar mp3 imprimir jugar test de práctica
 
término
definición

to die
My dad, who was 83, died last night.
empezar lección
ölmek
83 yaşında olan babam dün akşam öldü.

to fasten
All passengers must fasten their seatbelts.
empezar lección
bağlamak
Tüm yolcular kemerlerini bağlamak zorundadır.

to employ
Our company employs only three people.
empezar lección
işe almak
Şirketimiz sadece üç kişiyi işe alıyor.

to deposit
Where can we deposit our luggage?
empezar lección
emanet etmek
Bagajımızı nereye emanet edebiliriz?

to be thirsty
I'm so thirsty I could drink five liters of water!
empezar lección
susamak
O kadar susadım ki beş litre su içebilirim!

to represent
John will represent our company.
empezar lección
temsil etmek
John şirketimizi temsil edecek.

to obey
Dogs obey their owners.
empezar lección
itaat etmek
Köpekler sahiplerine itaat ederler.

to move
We moved to London two years ago.
empezar lección
taşınmak
İki sene önce Londra'ya taşındık.

to belong
Everything in this town belongs to me!
empezar lección
ait olmak
Bu şehirdeki her şey bana ait!

to beg
I'm begging you for mercy.
empezar lección
yalvarmak
Sana merhamet için yalvarıyorum.

to contact
How can I contact you?
empezar lección
iletişim kurmak
Seninle nasıl iletişim kurabilirim?

to put back
Put it back on the shelf.
empezar lección
geri koymak
Onu rafa geri koy.

to lose
We've lost all our money.
empezar lección
kaybetmek
Tüm paramızı kaybettik.

to imagine
Imagine a world without money!
empezar lección
hayal etmek
Parasız bir dünya hayal et!

to fill in
You have to fill in both forms.
empezar lección
doldurmak
İki formu da doldurman gerekiyor.

to be right
Women are always right.
empezar lección
haklı olmak
Kadınlar her zaman haklıdır.

to plant
The gardener planted seven new seeds.
empezar lección
ekmek
Bahçıvan yedi tohum ekti.

to taste
Taste the soup, it's delicious.
empezar lección
tadına bakmak
Çorbanın tadına bak, çok lezzetli.

to doubt
How can you doubt that?
empezar lección
kuşkulanmak
Bundan nasıl kuşkulanırsın?

to inform
Your sister informed me about your disease.
empezar lección
bilgilendirmek
Kız kardeşin beni hastalığın konusunda bilgilendirdi.

to receive
Did you receive the documents?
empezar lección
teslim almak
Dokümanlarınızı teslim aldınız mı?

to see
I can't see anything!
empezar lección
görmek
Hiçbir şey göremiyorum!

to wish
I wish you merry Christmas.
empezar lección
dilemek
Size mutlu noeller diliyorum.

to diminish
These wonderful memories will not be diminished by time.
empezar lección
azalmak
Bu güzel anılar zamanla azalmayacaktır.

to forgive
I've already forgiven you.
empezar lección
affetmek
Seni zaten affettim.


Debes iniciar sesión para poder comentar.