Turkish Words: Top 500 Verbs 101 - 125

 0    25 tarjetas    top500turkishverbs
descargar mp3 imprimir jugar test de práctica
 
término
definición

to measure
Some results are hard to measure.
empezar lección
ölçmek
Bazı sonuçları ölçmek zordur.

to sit
I'm sitting and I can't stand up.
empezar lección
oturmak
Oturuyorum ve ayağa kalkamam.

to slow down
He slowed down when he saw the police car.
empezar lección
yavaşlamak
Polis arabasını görünce yavaşladı.

to hang
I'd like you to hang this painting on the wall.
empezar lección
asmak
Bu tabloyu duvara asmanı istiyorum.

to hold
Hold my hand!
empezar lección
tutmak
Elimi tut!

to celebrate
We should celebrate your birthday.
empezar lección
kutlamak
Doğum gününü kutlamalıyız.

to stand up
Stand up when I'm talking to you!
empezar lección
ayağa kalkmak
Seninle konuşurken ayağa kalk!

to admire
I've always admired that woman.
empezar lección
hayran olmak
Bu kadına her zaman hayran olmuşumdur.

to be pregnant
I got pregnant when I was 25.
empezar lección
hamile kalmak
25 yaşındayken hamile kalmıştım.

to peel
I hate peeling potatoes.
empezar lección
soymak
Patatesleri soymaktan nefret ederim.

to attach
Please attach your CV to your mail.
empezar lección
eklemek
Lütfen mesajınıza CV'nizi ekleyin.

to convince
How did you manage to convince them?
empezar lección
ikna etmek
Onları ikna etmeyi nasıl başardın?

to transform
This movie has transformed my way of perceiving the world.
empezar lección
dönüştürmek
Bu film benim dünyayı algılayışımı değiştirdi.

to reveal
He revealed his secret identity.
empezar lección
ortaya çıkarmak
Gizli kimliğini ortaya çıkardı.

to present
I present you my latest invention.
empezar lección
sunmak
Size en son keşfimi sunuyorum.

to love
Does he still love me?
empezar lección
sevmek
Beni hala seviyor mu?

to negotiate
Come back when you are ready to negotiate.
empezar lección
müzakere etmek
Müzakere etmeye hazır olduğunda geri gel.

to get bored
I'm getting bored.
empezar lección
sıkılmak
Sıkılıyorum.

to dig
Take a shovel and dig a hole.
empezar lección
kazmak
Bir kürek al ve delik kaz.

to turn on
also: to open
Turn on the light, I can't see anything!
empezar lección
açmak
Işığı aç, hiçbir şey göremiyorum.

to mean
What does this sign mean?
empezar lección
anlama gelmek
Bu işaret ne anlama geliyor?

to fry
Can you fry the potatoes for me?
empezar lección
kızartmak
Benim için patatesleri kızartabilir misin?

to record
also: to save
We record every conversation with our clients.
empezar lección
kaydetmek
Müşterilerimizle olan tüm konuşmaları kaydediyoruz.

to apply
Do you think I should apply for this position?
empezar lección
başvurmak
Sence bu pozisyona başvurayım mı?

to reflect
The moon reflects sunlight.
empezar lección
yansıtmak
Ay, güneş ışığını yansıtır.


Debes iniciar sesión para poder comentar.