Turkish Words: Top 500 Verbs 26 - 50

 0    25 tarjetas    top500turkishverbs
descargar mp3 imprimir jugar test de práctica
 
término
definición

to wash
I wash my convertible every Sunday.
empezar lección
yıkamak
Üstü açık arabamı her pazar yıkıyorum.

to plan
You should plan your day better.
empezar lección
planlamak
Gününü daha iyi planlamalısın.

to condemn
People condemn what they don't understand.
empezar lección
kınamak
İnsanlar anlamadıkları şeyleri kınarlar.

to allow
My parents don't allow me to smoke.
empezar lección
izin vermek
Ebeveynlerim sigara içmeme izin vermiyorlar.

to want
He wants to go abroad.
empezar lección
istemek
Yurt dışına çıkmak istiyor.

to come back
When she finally came back from work, she was exhausted.
empezar lección
geri gelmek
En sonunda işten geri geldiğinde çok yorulmuştu.

to stand
also: to stop
You are standing too close to the street.
empezar lección
durmak
Caddeye çok yakın duruyorsun.

to miss
I miss you.
empezar lección
özlemek
Seni özlüyorum.

to begin
I'm beginning to like Swedish.
empezar lección
başlamak
İsveççe'yi sevmeye başlıyorum.

to create
How do I create new flashcards?
empezar lección
yaratmak
Yeni bilgi kartı nasıl yaratırım?

to sell
How many doughnuts have you sold today?
empezar lección
satmak
Bugün kaç donut sattın?

to treat
to behave towards
Don't treat me like a child.
empezar lección
davranmak
Bana bir çocukmuşum gibi davranma.

to put on
Put on your jacket!
empezar lección
giymek
Ceketini giy!

to sleep
I'm going to sleep for 12 hours straight.
empezar lección
uyumak
Aralıksız 12 saat uyuyacağım.

to import
We import virtually everything from China.
empezar lección
ithal etmek
Görünürde her şeyi Çin'den ithal ediyoruz.

to strangle
He tried to strangle him.
empezar lección
boğmak
Onu boğmaya çalıştı.

to stop
also: to stand
I stopped after seeing the car coming.
empezar lección
durmak
Arabayı gördükten sonra durdum.

to propose
What do you propose?
empezar lección
teklif etmek
Ne teklif ediyorsun?

to seem
She seems sick.
empezar lección
gözükmek
Hasta gözüküyor.

to avoid
You should avoid smoking too much.
empezar lección
kaçınmak
Çok fazla sigara içmekten kaçınmalısın.

to dare
How dare you eat my cookies!
empezar lección
cüret etmek
Kurabiyelerimi yemeye nasıl cüret edersin!

to suspend
The work on the building was suspended.
empezar lección
askıya almak
Binadaki çalışmalar askıya alındı.

to correct
Can you correct my mistakes, please?
empezar lección
düzeltmek
Hatalarımı düzeltir misin, lütfen?

to explode
The largest bomb didn't explode.
empezar lección
patlamak
En büyük bomba patlamadı.

to judge
Stop judging people by their appearance.
empezar lección
yargılamak
İnsanları görünüşlerine göre yargılamaktan vazgeç.


Debes iniciar sesión para poder comentar.