Turkish Words: Top 500 Verbs 451 - 475

 0    25 tarjetas    top500turkishverbs
descargar mp3 imprimir jugar test de práctica
 
término
definición

to undress
You have to undress at the doctor.
empezar lección
soyunmak
Doktorda soyunman gerek.

to put on weight
After Christmas, I put on weight.
empezar lección
kilo almak
Noel'den sonra kilo aldım.

to lose weight
I need to lose weight by holiday.
empezar lección
kilo vermek
Tatile kadar kilo vermem gerek.

to relax
I have to relax a little after a tough week.
empezar lección
dinlenmek
Bu zorlu haftadan sonra azıcık dinlenmem gerek.

to collect
30 years ago it was very popular to collect stamps.
empezar lección
toplamak
30 sene önce pul toplamak çok popülerdi.

to hug
Can you hug me?
empezar lección
sarılmak
Bana sarılır mısın?

to waste
Don't waste your time.
empezar lección
boşa harcamak
Zamanını boşa harcama.

to cut down
It is mandatory to cut down alcohol when you're old.
empezar lección
azaltmak
Yaşlanınca alkolü azaltmak mecburidir.

to last
The project lasts 6 months.
empezar lección
sürmek
Bu proje 6 ay sürer...

to sweep
Could you sweep the floor, please?
empezar lección
süpürmek
Rica edersem yeri süpürebilir misin?

to survive
I will survive!
empezar lección
hayatta kalmak
Hayatta kalacağım!

to react
Why did nobody react?
empezar lección
tepki vermek
Niye kimse tepki vermedi?

to encounter
We've encountered some problems along the way.
empezar lección
karşılaşmak
Yolda bazı problemlerle karşılaştık.

to retain
You have to revise in order to retain the knowledge.
empezar lección
elde tutmak
Eğer bilgini elde tutmak istiyorsan tekrar yapman gerek.

to interpret
I don't know how to interpret this poem.
empezar lección
yorumlamak
Bu yorumu nasıl yorumlamam gerektiğini bilmiyorum.

to guarantee
We guarantee the top quality of our products.
empezar lección
garanti etmek
Ürünlerimizin üstün kalitesini garanti edebiliriz.

to justify
Can you justify what you did?
empezar lección
meşrulaştırmak
Yaptığın şeyi meşrulaştırabilir misin?

to strengthen
You need to strengthen your muscles.
empezar lección
güçlendirmek
Kaslarını güçlendirmen lazım.

to cooperate
I'm really happy to cooperate with you.
empezar lección
beraber çalışmak
Seninle beraber çalışmaktan çok mutluyum.

to shock
What I saw shocked me.
empezar lección
şok etmek
Gördüğüm şey beni şok etti.

to discourage
Let's not discourage him; at least he tried.
empezar lección
cesaretini kırmak
Cesaretini kırmayalım, en azından denedi.

to manipulate
Serdar's girlfriend manipulates him.
empezar lección
manipule etmek
Serdar'ın kız arkadaşı onu manipule ediyor.

to object
I object to your decision.
empezar lección
karşı çıkmak
Kararına karşı çıkıyorum.

to tolerate
I can't tolerate the smell of cheap perfumes.
empezar lección
tahammül etmek
Ucuz parfümlerin kokusuna tahammül edemiyorum.

to reward
His efforts were rewarded.
empezar lección
ödüllendirmek
Çabaları ödüllendirildi.


Debes iniciar sesión para poder comentar.