Turkish Words: Top 500 Verbs 1- 25

 0    25 tarjetas    top500turkishverbs
descargar mp3 imprimir jugar test de práctica
 
término
definición

to stink
Our dog stinks horribly.
empezar lección
kokmak
Köpeğimiz kötü bir şekilde kokuyor.

to agree
also: to join
I totally agree with your opinion.
empezar lección
katılmak
Görüşüne tamamen katılıyorum.

to consult
You should have consulted me.
empezar lección
danışmak
Bana danışmalıydın.

to ignore
Ignore the noises - my son's band is rehearsing.
empezar lección
görmezden gelmek
Gürültüyü görmezden gel - oğlumun müzik grubu prova yapıyor.

to remember
Do you remember the day we met?
empezar lección
hatırlamak
Tanıştığımız günü hatırlıyor musun?

to burn
I burned my finger while cooking.
empezar lección
yakmak
Yemek yaparken parmağımı yaktım.

to encourage
My parents have always encouraged me to undertake new challenges.
empezar lección
cesaretlendirmek
Ebeveynlerim her zaman beni yeni

to arrange
I'll try to arrange a meeting tomorrow.
empezar lección
ayarlamak
Yarın bir görüşme ayarlamaya çalışacağım.

to display
Every shop displays the most expensive products.
empezar lección
sergilemek
Her dükkan en pahalı ürünleri sergiler.

to fix
My dad has fixed my brother's bicycle.
empezar lección
tamir etmek
Babam erkek kardeşimin bisikletini tamir etti.

to dine
Every Saturday I dine with my family.
empezar lección
akşam yemeği yemek
Her cumartesi ailemle akşam yemeği yeriz.

to escape
It's impossible to escape from prison.
empezar lección
kaçmak
Hapisten kaçmak imkansız.

to build
I've built a house and planted a tree.
empezar lección
inşa etmek
Bir ev inşa ettim ve bir ağaç diktim.

to freeze
Water freezes at 0 degrees Celsius.
empezar lección
donmak
Su 0 Celcius derecede kaynar.

to listen
I only listen to good music.
empezar lección
dinlemek
Sadece iyi müzik dinlerim.

to divide
You should divide six by three.
empezar lección
bölmek
Altıyı üçe bölmelisin.

to stay
I'm going to stay at grandpa's for the night.
empezar lección
kalmak
Bu akşam dedemde kalacağım.

to achieve
Together we will achieve more.
empezar lección
başarmak
Birlikte daha çok şey başaracağız.

to live
in the context of living somewhere
I live in the capital.
empezar lección
oturmak
Başkentte oturuyorum.

to pray
I pray to God.
empezar lección
dua etmek
Tanrı'ya dua ederim.

to win
Zlatan Ibrahimović won the Guldbollen.
empezar lección
kazanmak
Zlatan Ibrahimović, Guldbollen'i kazandı.

to board
also: to get up
The train will board from Malmö.
empezar lección
kalkmak
Tren Malmö'den kalkacak.

to continue
Continue working on this article.
empezar lección
devam etmek
Makale üzerine çalışmaya devam et.

to believe
Do you believe in miracles?
empezar lección
inanmak
Mucizelere inanır mısın?

to succeed
Working hard doesn't mean you will succeed in your life.
empezar lección
başarılı olmak
Çok çalışman hayatta başarılı olacağın anlamına gelmiyor.


Debes iniciar sesión para poder comentar.