CORE A1 + CZASOWNIKI CODZIENNE (NAJWAŻNIEJSZE)

 0    62 tarjetas    kacper_mazur
descargar mp3 imprimir jugar test de práctica
 
término definición
birisi
Kapıda birisi var.
empezar lección
Someone
There is someone at the door.
bir şey
Sana bir şey söyleyeceğim.
empezar lección
Something
I will tell you something.
hiçbir şey
Hiçbir şey görmedim.
empezar lección
Nothing
I saw nothing.
herkes
Herkes hazır.
empezar lección
Everyone
Everyone is ready.
kimse
Kimse gelmedi.
empezar lección
No one
No one came.
bir yer
Bir yere gidiyoruz.
empezar lección
Somewhere
We are going somewhere.
her yer
Her yer çok kalabalık.
empezar lección
Everywhere
Everywhere is very crowded.
hiçbir yer
Hiçbir yerde bulamadım.
empezar lección
Nowhere
I couldn’t find it anywhere.
neden
Neden geldin?
empezar lección
Why
Why did you come?
bu yüzden
That’s why I came early.
Bu yüzden erken geldim.
empezar lección
Therefore
لذلك جئت مبكراً.
ancak
Gelmek istedim ancak zamanım yoktu.
empezar lección
However
I wanted to come, however I had no time.
belki
Belki yarın gelir.
empezar lección
Maybe
Maybe he will come tomorrow.
kesinlikle
Kesinlikle doğru.
empezar lección
Definitely
It is definitely correct.
zaten
Zaten biliyorum.
empezar lección
Already
I already know.
henüz
Henüz hazır değil.
empezar lección
Yet
It is not ready yet.
artık
Artık beklemiyorum.
empezar lección
Anymore
I don’t wait anymore.
hala
Hala burada.
empezar lección
Still
He is still here.
yaklaşık
Yaklaşık bir saat sürdü.
empezar lección
About
It took about an hour.
tam olarak
Tam olarak bilmiyorum.
empezar lección
Exactly
I don’t know exactly.
neredeyse
Neredeyse hazır.
empezar lección
Almost
It is almost ready.
koymak
Kitabı masaya koydu.
empezar lección
To put
He put the book on the table.
almak
Çantayı aldı.
empezar lección
To take
He took the bag.
vermek
Anahtarı verdi.
empezar lección
To give
He gave the key.
tutmak
Kapıyı tuttu.
empezar lección
To hold
He held the door.
taşımak
Kutuyu taşıyor.
empezar lección
To carry
He is carrying the box.
bırakmak
Çantayı burada bıraktı.
empezar lección
To leave
He left the bag here.
düşürmek
Telefonu düşürdü.
empezar lección
To drop
He dropped the phone.
kaldırmak
Kutuyu kaldırdı.
empezar lección
To lift
He lifted the box.
itmek
Kapıyı itti.
empezar lección
To push
He pushed the door.
çekmek
Kapıyı çekti.
empezar lección
To pull
He pulled the door.
açmak
Kapıyı açtı.
empezar lección
To open
He opened the door.
kapatmak
Pencereyi kapattı.
empezar lección
To close
He closed the window.
girmek
Odaya girdi.
empezar lección
To enter
He entered the room.
çıkmak
Evden çıktı.
empezar lección
To exit
He left the house.
binmek
Otobüse bindi.
empezar lección
To get on
He got on the bus.
inmek
Durakta indi.
empezar lección
To get off
He got off at the stop.
geçmek
Yoldan geçti.
empezar lección
To pass
He passed by the road.
dönmek
Sağa döndü.
empezar lección
To turn
He turned right.
yaklaşmak
Bana yaklaştı.
empezar lección
To approach
He approached me.
uzaklaşmak
Oradan uzaklaştı.
empezar lección
To move away
He moved away from there.
kullanmak
Bilgisayarı kullanıyor.
empezar lección
To use
He is using the computer.
denemek
Tekrar denedi.
empezar lección
To try
He tried again.
denemek istemek
Denemek istiyorum.
empezar lección
To want to try
I want to try.
başarmak
Bunu başardı.
empezar lección
To succeed
He succeeded.
kaybetmek
Anahtarını kaybetti.
empezar lección
To lose
He lost his key.
bulmak
Anahtarını buldu.
empezar lección
To find
He found his key.
unutmak
İsmini unuttu.
empezar lección
To forget
He forgot his name.
hatırlamak
Onu hatırladı.
empezar lección
To remember
He remembered him.
getirmek
Su getirdi.
empezar lección
To bring
He brought water.
götürmek
Çocuğu götürdü.
empezar lección
To take
He took the child.
giymek
Mont giydi.
empezar lección
To wear
He wore a coat.
çıkarmak
Ayakkabıyı çıkardı.
empezar lección
To take off
He took off the shoes.
yıkamak
Ellerini yıkadı.
empezar lección
To wash
He washed his hands.
kurulamak
Saçını kuruladı.
empezar lección
To dry
He dried his hair.
temizlemek
Masayı temizledi.
empezar lección
To clean
He cleaned the table.
kirletmek
Halıyı kirletti.
empezar lección
To make dirty
He made the carpet dirty.
doldurmak
Bardağı doldurdu.
empezar lección
To fill
He filled the glass.
boşaltmak
Şişeyi boşalttı.
empezar lección
To empty
He emptied the bottle.
kesmek
Ekmeği kesti.
empezar lección
To cut
He cut the bread.
kırmak
Bardağı kırdı.
empezar lección
To break
He broke the glass.
açılmak
Kapı açıldı.
empezar lección
To open (self)
The door opened.
kapanmak
Dükkan kapandı.
empezar lección
To close (self)
The shop closed.

Debes iniciar sesión para poder comentar.