el diccionario español - turco

español - Türkçe

movimiento turco:

1. hareket hareket


Onun, Paris'e hareket ettiği gün yağmurlu idi.
O kadar korktular ki bir inç hareket edemediler.
Ceza hukuku, ceza yasası olarak da bilinen, bir suç olarak sınıflandırılmış olan bir hareket için takibat gerektirir.
George trenin hareket etmeye başladığını hissetti.
Tüm insanlar özgür, şeref ve haklar bakımından eşit doğar. Akıl ve vicdana sahiplerdir ve birbirlerine karşı kardeşlik ruhuyla hareket etmelidir.
Bayan Baker, genç adamın yakında gitmek zorunda kalacağını biliyordu,böylece yatmadan önce gece arabasını uygun bir yere parkedebilmek için, genç adama arabasını biraz hareket ettirmesi için rica etmeye karar verdi.
Derhal istasyona hareket etmezsen, treni kaçıracaksın.
Yarın öğleden sonra hareket ediyoruz.
Daha akıllıca hareket etmelisin.
Benim havaalanı servis otobüsü, saat altıda hareket eder.
Tren hangi hattan Higashi-Kakogava' ya hareket eder?
Biz altıda orada olacaksak, şimdi hareket etmek zorundayız.
Motorda sorun yok, fakat arabam hareket etmiyor.
Tren çoktan hareket etti.
Ahmet'in hareketlerin hareketleri garip duruyordu.

2. hareketli


Özellikle gece hayatı çok renkli ve hareketli.